HANGİ ALEVİLİK

Allahin adiyla

Duygu,düşünce ve alışkanlıklarımızın yanında inancımızı dahi ötekileştiren,bütün kötülüklerin kaynağını bu tip farklı düşüncelerin sonucu gibi gösterme zihniyetinde toplum olarak ne zaman vazgeçeceğimizi merak ediyorum.

Dayatmalar geçmişte mi kaldı? Ötekileştirdiklerimizle barışık mı yaşayacağız?Onların dillerine,inançlarına,etnik kimliklerine saygı duyacak mıyız?Sistemin hırpaladığı,ezdiği,yoksaydığı insanlara ve onlarla ilgili toplumun bilinç altına yerleştirilen kötü imajları silebilecek kadar cesur ve kalıcı çözümleri var mı, ya da açılımları sağladılar mı, diye merak ediyorum.

Continue reading

Posted in Köşe Yazısı, Rıza Bakırlı | Leave a comment

Yeni Anayasada Emevi, Abbasi, Osmanlılar Örnek Olabilir mi?

Allah’ın adıyla

Anayasa Mahkemesi’nin 50. kuruluş yıldönümü kapsamında Ankara Ticaret Odası Kongre Merkezi’nde Anayasa Mahkemesi’ne yeni seçilen üyeler için ant içme ve açılış töreni düzenlendi. Törene katılan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, burada bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yeni Anayasanın nasıl olması gerektiği konusunda ilginç noktalara değindi.

Cumhurbaşkanının açıklamalarında realite ile bağdaşan noktalara işaret ettiği inkar edilemez elbet. Müsbet noktaları herkesin kabulü olduğu için açıklamaya ve üzerinde durmaya gerek yok, çünkü evrensel değerleri içeren, haktan kaynaklanan hakikatlerin başka kalıplarda dile getirilmesidir.

Continue reading

Posted in Abdullah ÖZGÜR, Köşe Yazısı | Leave a comment

ZAMANDA YOLCULUK

ZAMANDA YOLCULUK 

Zamanda yolculuk bilim kurgu türü romanların en güzel konusudur. Bu konu birçok kez de beyazperdeye aktarılmış ve ‘İzafiyet teorisini’ duyan herkes de bu konuya kafa yormuş yorum yapmıştır.

Peki, bu kadar geniş alanda ilgi bulan zamanda yolculuk fikri mümkün müdür? Ya da bu mümkün olsaydı neler yapardım?.Her şeyden önce bunu kendi lehime kullanmak isterdim.

Binerdim zamanda yolculuğu aracına Continue reading

Posted in Deneme, Teoman ŞAHİN | Leave a comment

Boş Ver

BOŞ VER

Nihayet odur ki bitirir bu aşk beni, benliğimde eriterek ruhumu. Belki de her an girerek rüyalarıma, gündüzlerimi kabusa çevirmek için… Belki de hâlâ bir şansım vardır diye kırmam kalemimi. Devam ederim nefes almaya. Bu nasıl bir mahkemedir: sanık bir, savcı bir, katil bir, maktul bir, yargıç bir!..

Continue reading

Posted in Deneme, Özcan CANPOLAT | 1 Comment

Gözyüzüne

Gözyüzüne

Vakit epeyce geç olmuş, ellerini tutmak için.

Zamana mahkum olmuşum, gözlerine bakmak için.

Şimdi gözyaşlarım yanaklarımdan akar ya kimin için?

Bilmem, anlamam, anlatamam sensizliğin ahvalini.

 

Continue reading

Posted in Özcan CANPOLAT, Şiir | Leave a comment

Yeni Nesil Berbat Mı Dediniz?

Yeni Nesil Berbat Mı Dediniz?                                     

“Bugünlerde gençler kontrolden çıkmış durumda. Kaba bir şekilde yemek yiyorlar. Yetişkinlere karşı saygısızlar. Ebeveynlerine karşı çıkıyorlar ve öğretmenleri sinirlendiriyorlar.”

“Günümüzün gençleri öyle umursamaz ki ileride ülke yönetimini ele alacaklarını düşündükçe umutsuzluğa kapılıyorum. Bizlere, büyüklere karşı saygılı olmayı, ağırbaşlı davranmayı öğretmişlerdi. Şimdiki gençler kurallara boş veriyorlar. Çok duyarsızlar ve beklemesini bilmiyorlar.”

Bu sözler size çok tanıdık geldi öyle değil mi? Peki bu sözler sizce kaç yılında söylenmiş olabilir? Bu sorunun cevabını yazının sonunda vereceğim. Continue reading

Posted in Aysun Yağcı, Eğitim | Tagged , , , , | Leave a comment

Eleştirel Düşünme ve Soru Sorma Stratejileri

Eleştirel Düşünme ve Soru Sorma Stratejileri    

Eleştirel düşünme genellikle olguların ve bulguların sürekli eleştirilmesi ve sürekli yanlışlamalar bulmak olarak kabul ediliyor. Oysa ki eleştirel düsünmeden kasıt, okunan, bulunan ya da söylenen bilgilerin hakkında mutlak bir sonuca varmak yerine, alternatif açıklamalar olabileceğini de göz önünde bulundurmak olmalı.

Eleştirel düşünmenin üç tane süreci var:

1. Değerlendirme olarak eleştirel düşünme

2. Problem çözme olarak eleştirel düşünme

3. Entelektüel gelişim süreci olarak eleştirel düşünme

Değerlendirme açısından eleştirel düşünmede amaç, öğrencilere günlük yaşamda karşılaştıkları önyargı, varsayım ve kandırmacılıkları tanımada, yardımcı olmaktır. Continue reading

Posted in Aysun Yağcı, Eğitim | Tagged , , , , | Leave a comment

Beyhude

BEYHUDE

Bülbülün aşkı güle, kendisi içinmiş meğer!

Mecnun Leyla’sını severken öz nefsini sevmiş.

Korkmuşsa yardan ayrılmaya, meftunum diyenler,

Mutsuz olmamak içinse beyhude sevişmeler.

Continue reading

Posted in Özcan CANPOLAT, Şiir | Leave a comment

Suriye ile her şey aşikar şimdi…

Suriye ile her şey aşikar şimdi…

Suriye halkına yönelik uygulanan Emperyalist komplonun bölgede birçok taşı yerinden oynattığı görülmektedir. Coğrafyamızda akil kesimin “İslami Uyanış” olarak tabir ettiği protestolar neticesinde Tunus ve Mısır’da yaşanan sivil devrim’le kaygılanan batılılar, bu devrimlerin yönünü kendi çıkarlarına uygun bir biçime dönüştürmek için Libya’da izleri yıllarca hafızalardan silinmeyecek katliamlara imza attılar.

Musa Sadr’ımızın katili Kaddafi’yi kendi yerel imkanlarıyla devirebilecek güçte olan Libya halkını manipüle ederek, onların Devrimini çaldılar, dümene oturdular. Nato, önce bu ülkeye silah sokarak halkı birbirine kırdırdı. “Dahası”nı istediğinden, kendisi de katliama imza attı, savaş uçakları askeri- sivil, bir çok hedefi yerle bir etti. 30.000 insan öldü, bir ülke harabeye çevrildi.

Continue reading

Posted in Köşe Yazısı, Muhammed AK | Leave a comment

Absürt

ABSÜRT
anlamağın imkânı yok,
damağın tadı…
şayet bilinse manidar olmazdı,
varlığın anlamı!
Continue reading
Posted in Özcan CANPOLAT, Şiir | Leave a comment